Castilla - La Mancha Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. El-Memun Sempozyumu vesilesiyle Sayın Büyükelçimizin yaptıkları konuşma

Ayşe Sinirlioğlu 28.11.2011
Sayın rektörler,
Bilim ve iş dünyasının değerli temsilcileri,
Saygıdeğer Büyükelçiler,
Sevgili Öğrenciler ve Değerli katılımcılar,


Sözlerime Sayın Rektörün şahsında Castilla-La Mancha Üniversitesi yönetici ve mensuplarını bugün bizleri bir araya getirmiş olan 2. El-Memun Sempozyumunun gerçekleşmesini sağladıkları için içtenlikle kutlayarak başlamak istiyorum.

İspanya’da Büyükelçilik görevime altı ay önce başladım. Castilla- La Mancha Üniversitesi yetkilileri görevimin ilk günlerinde beni Büyükelçiliğimizde ziyaret ederek bu proje konusunda işbirliği arzularını dile getirmişlerdi. Başarılı bir çalışma neticesinde bu projenin kısa bir süre içinde hayata geçirilmiş olmasından büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

Akdeniz Havzasını paylaşan ülkeler arasındaki akademik, sosyal ve kültürel etkileşimin güçlendirilmesini amaçlayan bu programa, yaşadığı 11. yüzyılda üç büyük dine mensup bilginlerini himaye ederek Toledo’nun önemli bir bilim ve sanat merkezi haline gelmesine büyük katkıda bulunan vizyoner lider El-Memun’un adının verilmiş olması, sempozyuma ayrı bir anlam katmaktadır.

Önümüzdeki iki gün süresince, özenle hazırlanmış bir program çerçevesinde tarihten siyasete, ekonomiden sanata ve bilime kadar birçok boyutuyla Türkiye hakkında çeşitli görüşleri dinleme imkânını bulacağız. Konuşmacı olarak programa iştirak edecek akademi ve iş dünyasının temsilcileri, yazarlar ve sanatçıların yanısıra dinleyicilerin de yapacakları katkılarla seminerimizin verimli geçeceğinden eminim.

Bu vesileyle, Türkiye’nin en köklü yüksek öğretim kurumları arasında yeralan Ankara ve Boğaziçi üniversitelerinin Sayın Rektörlerine ve İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısına hoş geldiniz demek istiyorum. Rektörlerimiz, İspanya’yı ziyaretleri vesileyle Castilla-La Mancha Üniversitesi ile Türk üniversiteleri arasındaki işbirliği imkanları konusunda da görüşmeler yapacaklar.

Türkiye ve İspanya tarih boyunca Akdeniz’de etkileşim içinde olmuş önemli ilişkilere sahip iki ülkedir. Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı, hepimizin hocası değerli tarihçi Sayın Profesör İlber Ortaylı’nın Türkiye-İspanya ilişkilerinin tarihsel gelişimi hakkında biraz sonra yapacağı takdimi dikkatle dinleyeceğiz.

Ben kısaca Türkiye-İspanya ilişkilerinin bugünkü durumuna değinmek istiyorum. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, Akdeniz’in iki ucunda yer alan ülkelerimiz arasındaki ilişkiler son dönemde her alanda ivme ve dinamizm kazanmıştır. İlişkilerimizde ulaşılan nokta, karşılıklı güven ve işbirliği anlayışı neticesinde coğrafi uzaklığın aşılabildiğinin de bir kanıtıdır.

Sayın Başbakanlarımızın eşbaşkanlığında 2009 yılından bu yana gerçekleştirilmekte olan Hükümetlerarası Zirve toplantıları, Türkiye’nin az sayıda ülkeyle sahip olduğu stratejik işbirliği mekanizmalarından birini teşkil etmektedir. Zirve toplantıları, iki ülkenin ilişkilerini her alanda daha da geliştirmeye atfettikleri önemin bir ifadesidir.

İşbirliğimizin önemli bir boyutunu ekonomik ve ticari ilişkilerimiz oluşturmaktadır. 2011 yılı sonu itibariyle ticaret hacmimizin kriz öncesindeki seviyesini geride bırakarak bugüne kadar ulaşılan en yüksek düzey olan 7 milyar Avro’yu aşması beklenmektedir. Ulaştırma, altyapı, bankacılık ve enerji konuları basta olmak üzere birçok alanda işbirliğimiz artarak sürmekte, firmalarımız birçok ortak proje yürütmektedir.

Türkiye ve İspanya’nın öncülük ettiği ve 130’a yakın ülke ve uluslararası örgütü bünyesinde barındıran Dostlar Grubuyla en geniş katılımlı BM girişimi haline gelen Medeniyetler İttifakı işbirliğimizin önemli bir boyutudur. Kültürler arası diyalogun geliştirilmesi bakımından bir çerçeve sunmanın ötesinde dünyayı medeniyetler çatışması prizmasından görmeyi reddeden Medeniyetler İttifakı’nın, Madrid, İstanbul, Rio de Janeiro’nun ardından gerçekleştirilecek dördüncü forum toplantısı iki hafta sonra Doha’da düzenlenecektir. Bu toplantıda önemli kararlar alınması beklenmektedir.

Ortak bölgemiz olan Akdeniz’de son dönemde meydana gelen ve hepimiz açısından yeni sınamalar beraberlerinde gündeme getiren gelişmeler, bölgemiz için yeni umut ve fırsatlar sunmaktadır. Arap Baharı özgürlük, demokrasi ve adalet özleminin tanklar ve tüfekler karşısındaki gücünü ve otoriter rejimlerin çaresizliğini gözler önüne sermekle kalmamış, insan onuruna yakışır bir yaşam talebinin herkesin, tüm insanların hakkı olduğunu da göstermiştir.

Bu noktada uluslararası kamuoyuna da yansıyan entelektüel tartışmaların gündemini meşgul eden Türkiye’nin dış politikasının temel parametreleri üzerinde kısaca durmak istiyorum.

Türkiye’nin izlediği dış politika esasen üç temel prensibe dayanmaktadır.

Bunlar sırasıyla, bölgedeki tüm halkların demokrasi, adalet, özgürlük ve kalkınma gibi haklı taleplerinin karşılanması; bölge ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi ve entegrasyon sürecinin hızlandırılması ve bölge ülkeleri arasındaki sorunlara barışçıl yollarla çözüm bulunmasıdır.

Türkiye, bölgede halkların meşru hak ve taleplerine kulak verilmesi gerektiğini savunan ilkeli ve kararlı bir politika izlemektedir. Türk dış politikası güvenlik için demokrasiyi görmezden gelmenin yanlış olduğu, güvenlik ve istikrarın ancak demokrasiyle sürdürülebilir kılınacağı inancından hareket etmektedir.

Bu baglamda Türkiye’nin dış politikasının ilgi alanının sadece kendi yakın bölgesindeki gelişmelerle sınırlı olmadığını da belirtmek isterim. Türkiye Afganistan’dan Balkanlara, Kafkasya’dan Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın sağlanması için çeşitli inisiyatifler üstlenmiştir. Bu konuların seminer süresince detaylı bir şekilde ele alınacağını biliyorum.

İspanya’yla sahip olduğumuz müstesna ilişkiler sayesinde gerek ikili, gerek bölgesel ve uluslararası konularda işbirliğimizi daha da güçlendirmek için büyük potansiyel bulunmaktadır. Akademik kurumlarımız arasındaki işbirliğinin de önümüzdeki dönemde gelişmesini arzu ediyoruz. Zira kamu diplomasisinin en önemli boyutlarından birini teşkil eden uzun süreli ilişkilerin geliştirilmesinde üniversiteler arasındaki işbirliğinin anahtar bir role sahip olduğunu biliyoruz.

Sözlerime son verirken Castilla-La Mancha Üniversitesinin bu alanda sağladığı katkılara tekrar teşekkür eder, bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz toplantıların başarılı geçmesini dilerim.

Hepinizi saygıyla selamlarım.

Pazartesi - Cuma

09:00 - 17:00

Konsolosluk Şubesi 09:30 - 12:30
1.1.2019 1.1.2019 Yılbaşı tatili
6.1.2019 7.1.2019 Epifani Bayramı
18.4.2019 19.4.2019 Paskalya
1.5.2019 1.5.2019 İşçi Bayramı
2.5.2019 2.5.2019 Madrid Özerk Bölge Günü
15.5.2019 15.5.2019 Aziz Isidro
4.6.2019 4.6.2019 Ramazan Bayramı
11.8.2019 11.8.2019 Kurban Bayramı
15.8.2019 15.8.2019 Dini Bayram
12.10.2019 12.10.2019 İspanya Milli Günü
29.10.2019 29.10.2019 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
1.11.2019 1.11.2019 Azizler Günü
9.11.2019 9.11.2019 Azize Almudena günü
6.12.2019 6.12.2019 Anayasa Günü
8.12.2019 9.12.2019 Dini Bayram
25.12.2019 25.12.2019 Noel