"darbe Girişiminin Üçüncü Yıldönümü: Neden Ve Nasıl?" Başlıklı Makalemiz

Madrid Büyükelçiliği 01.07.2019

15 Temmuz darbe girişimi hakkında "Darbe Girişiminin Üçüncü Yıldönümü: Neden ve Nasıl?" başlığıyla Revista Diplomacia adlı derginin son sayısında yayımlanan makalemizin kesitine aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilmektedir.

Makalemizin Türkçe metni:

Darbe Girişiminin Üçüncü Yıldönümü: Neden ve Nasıl?

Kafanızda canlandırmaya çalışın: Ülkenin ve halkın güvenliği için halkın vergileriyle satın alınan tanklar ve zırhlı araçlar köprülerin ve stratejik noktaların başını tutmuş. Savaş jetleri ve taarruz helikopterleri şehirlerin üstünde alçak uçuş yapıyor. Tepeden tırnağa donanmış askerler muhtelif noktalara yerleşmiş. Tüm bu vurucu güçle demokratik seçimlerle işbaşına gelen Hükümet safdışı bırakılmak ve yönetim ele geçirilmek isteniyor. Engel olmak isteyen halka, güvenlik güçlerine, Cumhurbaşkanlığı, Parlamento ve ordu/polis karargahlarına ateş açılıyor, bu kurumlar bombalanıyor. Cumhurbaşkanı’nın canına kastediliyor. 251 kişi ölüyor ve binlerce kişi yaralanıyor.

Yukarıda özetlenen durum 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yaşandı. Fethullahçı Terör Örgütü-FETÖ’nün darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, demokrasiye sahip çıkan Türk halkının kararlı duruşu ve devlete sadık ordu birlikleri ile güvenlik güçlerinin karşı harekatı sayesinde akim kaldı. Dünyayı kandıran bu ikiyüzlü örgütün ve hayal aleminde yaşayan lideri Fethullah Gülen’in bu girişimin arkasında olduğu, yürütülen soruşturmalar neticesinde elde edilen somut deliller temelinde ortaya çıktı.

FETÖ bu eylemi neden ve nasıl gerçekleştirdi? Amaç, Fethullah Gülen önderliğinde ve onun dünya görüşünde bir idare tesis edilmesiydi. Buna ulaşmak için başlangıcı 1970’li yıllara dayanan eğitim faaliyetleri kullanıldı. İyi bir eğitim ve iş imkanlarıyla kandırılan ailelerin çocukları endoktrine edilerek Gülen’in askerlerine dönüştüler. Örgüt büyüdükçe Türkiye’de ve yurtdışında okullar ve şirketler kurdu. Artan sayıda mensubun bağışları ve maaşlarından kesilen haraçlarla da gelirini artırdı. Kurduğu basın-yayın organlarıyla da kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Örgüt, devlet kurumlarına sızarak ve bu kurumlarda üst makamlara ulaşarak gücünü artırdı.

Yıllar boyunca kendisini masum bir oluşum olarak gösteren FETÖ’nün, Türkiye’de ve dünyada darbe girişiminden bir süre öncesine kadar eriştiği konuma hile, aldatma ve takiyye yoluyla geldiği artık kanıtlanmış bir gerçek. Örgüt üyeleri, devlet kurumlarına, askeri okullara ve polis okullarına, düzenlenen sınavlarda hile yaparak sızdılar. Sivil, askeri kurumlarda tayin ve terfi uygulamalarında yine hilelerle önemli konumlara getirildiler. Yapılan usulsüzlüklerin su yüzüne çıkmasıyla bu şahısların devlete ve millete sadık olmadıkları, yalnızca “Kainat İmamı” olarak tanıdıkları terörist lider Gülen’e itaat ettikleri görüldü. FETÖ, hak yemekte uzmanlaştı.

Soruşturmalar derinleştikçe örgüt üyelerinin uygulamalar üzerinden gizli haberleşmelerinin ve gizlilik içerisinde yaptıkları görüşmelerin içerikleri gün yüzüne çıkıyor. Örgütün sivil kurumlarda, yargıda, orduda ve emniyet teşkilatında kurmuş olduğu ağın boyutu gerçekten korkutucu. Aslında, 15 Temmuz girişiminden önce, örgütün kurumlardan temizlenmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştı. Bu kapsamda, yasadışı dinlemeler ve sahte delillerle hedef alınan üst düzey sivil ve askeri görevliler ile kanaat önderlerine yönelik karalama kampanyaları yürütüldüğü ve bu şahısların yargıdaki örgüt üyeleri marifetiyle haksız yere hapsedildikleri anlaşıldı.

15 Temmuz girişimi, FETÖ ile bağı tespit edilebilen askeri personelin görevlerinden azledilmesi için hazırlıkların yapıldığı bir dönemde gerçekleşti. Bu hain eylem, örgütün elinde kalan son gücü kaybetmemek için, ordudaki üniformalı teröristlerini kullanarak attığı bir adımdı. Bu adım, FETÖ’nün amaçlarına ulaşmak üzere insan canına kıymakta tereddüt etmediğini de gösterdi.

Türkiye’deki yapısı çökertilen FETÖ, okullar, şirketler, STK’lar ve basın-yayın kuruluşları gibi yapılarla bir çok ülkede varlığını sürdürüyor. Bunlara İspanya da dahildir.

Dahası, masumiyetlerini kanıtlamak üzere kendilerini Türk yargısına teslim etmekten kaçınan örgüt mensupları, sığındıkları ülkelerde kamuoyunu etkilemek için kendilerini mağdur ve masum göstermeye yönelik bir karalama kampanyası yürütüyorlar. Bu kişilere bulundukları ülkelerde sağlanan koruma ve olanaklar, 15 Temmuz gecesi demokratik düzeni korumaya çalışırken hayatını kaybeden terör kurbanlarının ailelerinin vicdanında derin yaralar açıyor. FETÖ Türkiye için olduğu kadar, mevcut olduğu ülkeler için de tehdit teşkil ediyor. Etik değerleri öğütleyen bir hareket gibi görünen, ancak, amacına ulaşmak için kan dökmek dahil her türlü yola başvuran örgüte müsamaha göstermek tehlikeye davet çıkarmaktır.

FETÖ’nün yurtdışındaki unsurlarına karşı yabancı ülke makamları tarafından alınan idari ve adli tedbirleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak bunun yeterli olmadığı inancındayız. Bir terör örgütü ancak tüm uzantılarının etkisiz hale getirilmesiyle, fiziki ve mali imkanlarının yok edilmesiyle ortadan kaldırılabilir. Üç yıl önce gerçekleştirilen darbe girişiminin travmasını atlatan ve demokrasisi ile yargı sistemini güçlendirme yolunda somut adımlar atan Türkiye, bu sonuca odaklı olarak başta İspanya olmak üzere tüm dostlarıyla işbirliği yapmaya devam edecektir.

İlgili Dosyalar

Makale-ISP.pdf

Pazartesi - Cuma

09:00 - 17:00

Konsolosluk Şubesi 09:30 - 12:30
1.1.2019 1.1.2019 Yılbaşı tatili
6.1.2019 7.1.2019 Epifani Bayramı
18.4.2019 19.4.2019 Paskalya
1.5.2019 1.5.2019 İşçi Bayramı
2.5.2019 2.5.2019 Madrid Özerk Bölge Günü
15.5.2019 15.5.2019 Aziz Isidro
4.6.2019 4.6.2019 Ramazan Bayramı
11.8.2019 11.8.2019 Kurban Bayramı
15.8.2019 15.8.2019 Dini Bayram
12.10.2019 12.10.2019 İspanya Milli Günü
29.10.2019 29.10.2019 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
1.11.2019 1.11.2019 Azizler Günü
9.11.2019 9.11.2019 Azize Almudena günü
6.12.2019 6.12.2019 Anayasa Günü
8.12.2019 9.12.2019 Dini Bayram
25.12.2019 25.12.2019 Noel